ÜYE GİRİŞİ ÜYE OLMAK İÇİN ALTTAKİ LİNK İ TIKLA
-
-
ERSAĞ RESMİ WEP SİTESİ DEĞİLDİR
-
-
RESMİ ERSAG WEP SİTESİ DEĞİLDİR
-
ŞİRAN


.jpg)
.jpg)
Sulama da pek kullanılmamasına rağmen sadece civarındaki yerleşim alanlarını sulamaktadır. İlçenin doğudan batıya doğru güneyinden geçer. Ayrıca Akbulak deresi, Yukarıkulaca deresi, Yeşilbük deresi, Karaca suyu Zunzurt suyu Kelkit çayına karışan akarsulardır.
İlçenin iklimi Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgeleri iklimi arasında bir geçiş iklimi özelliği arzetmektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer. Yapılan rasatlara göre 92 yaz günü bulunmaktadır. Yaz günleri Mayıs ile Eylül ayları, Kış günleri ise Kasım, Mart ayları arasında geçmektedir.
2000 Yılı Genel Nüfus Sayımına göre İlçemiz Merkezi nüfusu 11.977, Köylerin Nüfusu ise 14.420 olup, toplam nüfusumuz 26.397’dır.
İlçemiz Nüfus Müdürlüğü kütüklerinde 144.639 kayıtlı kişi bulunmaktadır.
Çeşitli sebeplerden dolayı ilçede yaşanan göç nedeniyle ilçe nüfusunda özellikle genç nüfusta sürekli bir azalma görülmektedir.
Şiran 1925 yılında İlçe statüsünü kazanmıştır. İlçe Merkezinde Tekke, Karaca, Fatih, Mertekli ve Şehit Hakan Mahallesi olmak üzere 5 mahallesi mevcuttur.
.jpg)
+(1).jpg)






.JPG)
.JPG)
Karaseyh, Karaca, Günbatur, Sarica, Yilinç ve Oguz isimleri Türk boylarindan kalmadir. Ilçeye Selçuklular Döneminde yerlesenlerden birisi olan Avsar ve Çephi (Çapan) Ogullari'dir. Avsar Oymagi Susehri'nin Avsar ve Aksar köyleri ile Tamara'ya yerlesmislerdir. Alucra, Giresun, Siran ve havalisine de bu oymaktan önemli kollar iskan etmistir. Çapanogullari ise Çorum, Gümüshane ve Yozgat çevrelerine yerlesmislerdir. anlayacaginiz kadariyla ilçemizdeki köy ve yerlesim birimlerinin çogunlugu Selçuklular zamaninda kurulmustur. Mesela Seydibaba Köyü'nde Selçuklu mezarlari ve mezar taslari tüm tahriplere ragmen ayakta durmaktadirlar. Bunun yaninda Bolluk Köyü'nde bulunan saray kalintilari da Selçuklulardan kalmadir. Ilçemizde daha sonraki tarihlerde Danismendler, Mengücükler, Ilhanlilar, Karakoyunlular ve Akkoyunlular Hüküm sürmüslerdir.1461 yilinda Fatih sultan Mehmet'in Trabzon Rum Imparatorlugunu ortadan kaldirmasiyla Osmanli yönetimi baslamis oldu.
Osmanlı Devleti Dönemi
Osmanli Devleti Dönemi fazlaca uzun oldugu için size simdilik genel bir bilgi sunacagim devami daha sonraki zaman diliminde kisim kisim eklenecektir.
.JPG)


Tomara SelalesiUlasim Siran ilçesinin 14 km. güney-batisinda stabilize yolla ulasilan Tomara selalesinin 2 km. yakinindaki Seydibaba köyüne kadar dolmuslarla gidilebilir. Seydibaba Köyü ile Tomara selalesi arasi bir kilometredir. Özellikler Bir kaynaktan çikan çok miktarda suyun 8 m. yükseklikten dereye akmasiyla olusan Tomara selalesi suyu, oldukça soguktur. Bakir durumdaki Tomara selalesi çevresi gürgen, findik, mese türü yesil bitki örtüsü ile kaplidir.Tabiatin insan eliyle bozulmadigi, bahçeler içindeki Seydibaba köyünde, Tomara Selalesi yakininda kamp kurulabilir, kirsal yasami bütün canliligi ve sadeligi ile yakindan taninabilir. Konaklama-Yeme-Içme Bakir durumdaki Tomara Selalesi civarinda herhangi bir tesis bulunmamaktadir. Konaklama için kamp malzemeleri getirilmelidir. Temel ihtiyaç malzemeleri yakindaki Seydibaba köyünden temin edilebilir. Tomara Selalesi adeta kayalari patlatarak 15-20 m. genisliginde bir alandan çikarak yaklasik 25-25 metre yükseklikten kar veya süt rengini almis bir su varligi seklinde 2 km uzakliktan duyulan su ninnileri sesleri ile yatagina dökülmektedir. Suyun akis vadisi içerisinde olusturdugu akis kivrimlari , akis rejimi vadinin rafting yapilabilecek konumda olmasini saglamaktadir. Selale ve çevresinin zengin flora ile olusturdugu uyumlu peyzaji görülmeye deger güzelliktedir. Selale çevresinde yeme içme ve dinlenme gibi öncü tesisleri bulunmaktadir. Gelin Ebe Türbesi Seydibaba Köyü'nde yer alan bu türbe, dikdörtgen plan üzerine kesme tastan yapilmis olup üzeri kirma çati ile örtülüdür. Türbe 120 cm yüksekliginde, 230 cm eninde ve 365 cm boyunda bir kaide üzerine, 330 cm boyunda 190 cm eninde ve 105 cm yüksekliginde duvarlarla yükselmektedir. Çatisi onarim görmüstür. Bati cephesi taslari yer yer sökülmüstür. Türbenin kuzey cephesi duvarinda iki ayri kitabe vardir. Bunlardan sagdakinde türbenin 1227/1812 yilinda imar edildigi ifade edilmektedir. Türbede yatan kisi hakkinda elde belgeye dayanan bilgi bulunmamaktadir. Köylüler türbeyi "Gelin Ebe Türbesi" diye adlandirmaktadir. Fridevs Hanım Türbesi Siran'a giderken Çilhoroz Dagi üzerinde, yoldan 20 m solda yer alan Firdevs Hatun Türbesi, kesme tastan sekizgen bir plan üzerine yapilmistir. Türbenin kuzey cephesinde giris kapisi, diger cephelerde birer penceresi vardir. Kubbesi ve saçaklari onarim görmüstür. Kuzey cephesinde giris kapisi üzerinde kitabeleri yer alan türbe, 1556-1557 tarihinde yapilmistir. Halen Yunus Emre ilkögretim Okulu bahçesinde bulunan köfeki tasina yazili kitabenin de buradan söküldügü anlasilmaktadir. Çakırkaya ManastırıÇakirkaya manastiri Ilçemizde tarihi bakimdan eski harabedir. Çakirkaya (Kelur) köyünde bulunmakta olup Tomara Selalesine fazla uzak sayilmaz. Yeterince korumaya alinamamasina ragmen yinede günümüze kadar gelme basarisini göstermistir. Kelkit Çayi kenarinda genis bir düzlügün karsisinda yüksek kayalarin içi oyularak yapilmistir. Tahminen 13-14 yüzyilda yapilmistir. Kimler tarafindan yapildigi bilinmemektedir. Tarihi olarak suana kadar resmi inceleme yapilmamistir. Yüksek kayalar oyularak 4 sütun üzerine oturtulmus olup 20 m X 30 m gibi bir alana sahiptir. Giris tek kapidandir.merdiven basamaklari hemen hemen yoktur. Ama içeri girmek için fazla sizi zorlayacak bir engelle karsilasmazsiniz. Manastirda define oldugu iddiasi nedeniyle zaman zaman manastir definecilerin bos ugraslari sebebiyle yipranmistir.